"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

20 Şubat 2015 Cuma

Sacchi: "Alan üzerine çalışmazsanız kaybedersiniz"

Bu yazı, FIFA'nın yayın organı FIFA Weekly'nin 13 Şubat 2015'te yayımlanan
6. sayısındaki röportajın Klasik futbol'un teması dahilinde kısaltılmış çevirisidir.
1 Nisan'da 69 yaşında bastınız. Sizin gibi biri için sıradan bir gün nasıl geçiyor?
Benim yaşımda fit kalmak için düzenli egzersiz yapmalısınız. Kalkar, kahvaltı eder, gazetemi okur ve televizyon izlerim. Ondan sonra biraz idman yaparım, büyük olasılıkla dağ bisikletimi sürerim. Yemekten sonraysa bazı şahsi meseleleri halleder, biraz okur ve sonra televizyondan maç izlerim. Eğer televizyonda maç yoksa, eşimle yemeğe çıkar veya tiyatroya gideriz.

Her zaman sanat ve kültüre hayran biriydiniz...
Evet, çünkü futbol da tiyatro, müzik, satirik şiir, dramaturji ve sinema ürünleri gibi, bir çeşit sanattır. Ama muhteşem Bertolt Brecht'in bir keresinde dediği gibi, eğer senaryo yoksa sadece doğaçlama ve dolayısıyla yüzeysellik vardır. 11 kişiden oluşan bir koro düşünün, aynı bir futbol takımı gibidir. On tanesi Aida aryasını mükemmel bir şekilde söylerken, on-birinci boşluğu görüp tamamen fark bir şey söylüyor olsun. Nasıl bir ses çıkar hayal edin...


OLDUĞUN YERDE KALMAK, GERİ KALMAKLA EŞDEĞER
Sizin zamanınızdan beri futbol değişti mi?
Her gün değişiyor, hayatın kendisi gibi. Güncel kalmalı ve gelişmeye devam etmelisiniz ki geri kalmayın. Olduğunuz yerde kalmak geri gitmekle eşdeğer. Küresel bir futbol oynamıyorsanız, kazanma şansının hemen dışına çıkıyorsunuz. Modern futbol çok hızlı hem de uzun zamandır olmadığı kadar. Hızlı değilseniz, size yer yok.

Futbol nasıl bir spor?
Futbol ofansif bir spor ama tek vücut halinde ofans yapmalısınız. Bugünlerde takım uyumu konusunun daha çok üzerinde duruluyor. Ne de olsa bu bir takım oyunu, tek başınıza oynayabileceğiniz bir oyun değil.

Ne demek istediniz?
Birlikteliği olan bir takım sinerjiye sahiptir. Bunu mümkün kılmak için 11 kişiyi yekten hareket ettirmeli, doğru aralıkları korumalı ve dizginlerini doğru zamanda bırakmalısınız. Kısacası, 11 oyuncu da hep aktif olmalı, ister toplu ister topsuz oyunda.


ÖĞRENCİLERİM UZUN SÜRE OYNADI
Bu, fiziksel ve mental çaba gerekiyor sanki..
Aslında tam tersi geçerlidir. Milan'dayken hiçbir zaman rakiplerimiz kadar enerji sarf etmeye çalışmadık. Her zaman da daha diri kaldık çünkü top sizdeyken 15 metreden daha fazla sprint atmanıza gerek kalmaz ama topu kovalarken 40 metre koşmanız gerekebilir. Benim öğrencilerimin uzun süre futbol oynadığı bilinen bir gerçektir. Paolo Maldini aynı Filippo Galli gibi 41'ine geldiğinde futbolu bıraktı. Costacurta kramponlarını astığında 39 yaşındaydı. Baresi ve Tassotti ise 37... Kariyerini erken tamamlamak zorunda kalan sadece Van Basten oldu fakat onun da östeopatisi vardı.

Yani takım tüm yükü eşit olarak paylaşıyordu diyorsunuz?
Kesinlikle doğru. Ben her zaman evrensel futbola önem vermişimdir. Sadece bireysel olarak iyi oyunculara sahip olmaktansa güçlü kolektivite isterdim. O yüzden oyuncularımı bireylerin etrafına kurmak yerine, her oyuncuyu daha iyi hale getirecek şekilde çalıştırdım. Süper yıldızlar bile tüm takımın desteğiyle kazanmayı başarırlar. Futbolcuyu oyuncuyla karıştırmamak lazım.

Ne demek bu?
Mesela Mario Balotelli'yi ele alın. Bir futbolcu ama oyuncu değil. Oyuncu takımla uyum için hareket eden kişidir, korodan ayrılan kişi değil.


MARADONA DEMOKLES'İN KILICIDIR
Ya Diego Maradona?
Sıra dışı bir şekilde yetenekliydi. Kabul etmeliyim ki ona karşı oynamaktansa ona hocalık etmeyi tercih ederdim. Milan ile Napoli arasındaki maçlar için durum buydu. Ama Diego bir bakıma Demokles'in kılıcı; ne zaman sallanacağını bilemezsiniz.

Sizin taktik disiplin için büyük oyuncuları feda ettiğiniz söyleniyor...
Harika oyuncuların birçoğu en iyi dönemlerini benimle yaşadı. Mesela Milan'da Gullit ve Van Basten, İtalya Milli Takımı'nda Roberto Baggio...

Modern teknik adamları teknik adam yapan şey nedir?
Genelde hocaları üç kategoriye ayırırım. Dahiler, gelişimciler vardır ama onlardan çok yoktur. Sonra ne yapacağını bilmeyen ama kendini zeki sanan sonradan görmeler, yenilgiye mahkumlar vardır. Bir de bildiğiniz eski kafalı, klasik ama modası geçmiş gelenekselciler vardır.


İTALYA'DAN CONTE VE ZEMAN
En beğendiğiniz hocalar hangileri?
Öğrencim Ancelotti, gayet iyi gidiyor. Özellikle geçen yıl hemen Şampiyonlar Ligi'ni Dünya Kulüpler Şampiyonası'nın kazandı. Real Madrid'te yeni bir çağın başlangıcı için bayraktarlık yapabilir. Pep Guardiola ve ona göre çok farklı bir tarzı olsa da Jose Mourinho'yu da çok beğeniyorum. Bundesliga'da bu sezon zorlansa da Jürgen Klopp'u da beğeniyorum. İtalya'daysa Antonio Conte ve Zdenek Zeman şüphesiz en iyiler arasında. İkisi de orkestralarından en iyi performansı alan şefler gibiler.

Kazandıkları sürece tüm yaptıklarını meşrulaştıranlar hakkında görüşünüz ne?
Sonuç almak daha önce hiç olmadığı kadar daha önemli günümüzde. Ama üç puanın önemli olan tek şey olduğunu düşünürsek yanılırız. Başarı sadece oyun tarzıyla gelir. Birleşmiş bir ekip için tüm takımın başarısı gerekir, bu da gündelik antrenmanla gelir. Aksi halde kazanırsınız ama cansız bir galibiyet olur. Ve bu felsefeyle çok ileri gidemezsiniz.


HOLLANDA, AJAX, MILAN, BARCELONA
Sizce farklı çağlarda, futbolun gelişimine en çok etki eden takımlar hangileri?
Bence üç takım var. Rinus Michels'in yönetimi altındaki Hollanda ve Ajax. Benim yönetimim altındaki AC Milan ve Pep Guardiola'nın Barcelona'sı.

Futbol tarihine geçecek bir takımı nasıl toparlarsınız?
Birçok faktör göz önüne alınmalı ve bir araya getirmeli. İlki ve en önemlisi kulüp hevesli ve devrimci görüşlere sahip olmalı. Hoca da önemli. Düşüncelerini pratiğe geçirme ve oyuncularını motive edebilme yeteneğine sahip olmalı. Yeni transferler kesinlikle taktik konsepte uymalı. Eğer ihtiyacınız olan pozisyona uymuyorsa, sadece adı için bir oyuncuyu transfer edemezsiniz. Gereksiz rekabetler yaratmanın da alemi yoktur. As takıma çağırılan genç oyuncular güvenli, bencillikten uzak, tutkulu ve cesur olmalı. Eğer alan üzerine çalışmazsanız, en başından kaybedersiniz. Doğaçlama bir kere işe yarayabilir, ama bu kaideyi bozmaz. Titiz bir planlama tek yoldur.

Röportaj: Massimo Franchi.
Çeviri: Kaan Kavuşan.

Kaan Kavuşan / Twitter
Gazeteci, futbol yazarı. Pek çok internet sitesinde ve sonrasında Akşam Hafta Sonu Ekleri'nde editörlük yaptı; 3 yıl boyunca futbol, sinema ve müzik üzerine yazılar yazdı. Bu dönemden başlayarak, FourFourTwo Dergisi ve Hayatım Futbol gibi dergilere, çeşitli internet sitelerine katkıda bulunmaya devam etmekte.

0 yorum: